Kategoriler

12 Eylül 2007 - 14:56Sa?l?k için 3 ciddi uyar?

Bekleyen çöp ast?m nedeni, kablosuz net çocuklar? vuruyor
Günlük hayat?m?zda geni? yer tutan baz? ?eylerin asl?nda ne denli tehlikeli olabilece?i, bilim adamlar?n?n yapt??? son ara?t?rmalarla ortaya ç?k?yor. Son olarak baz istasyonlar?n?n, bekletilen çöplerin ve kullan?m? giderek yayg?nla?an kablosuz internetin olas? zararlar? belirlendi.

* Kanada’daki McGill Üniversitesi’nin gerçekle?tirdi?i ara?t?rmaya göre, 2 hafta boyunca bo?alt?lmayan çöpler, her hafta toplanan çöplerden 10 kat daha fazla bakteri ve mantar sporu yay?yor. Bu da depresyona, yorgunlu?a, ast?ma ve alerjik hastal?klara neden olabiliyor.

* Kanser riski yayd??? uzun süredir tart???lan, cep telefonu baz istasyonlar?n?n, yüksek tansiyon ve beyin kanamas?n? da tetikleyebilece?i ortaya ç?kt?. ?ngiltere’nin Warwickshire bölgesinde yap?lan bir saha çal??mas?nda da, baz istasyonlar?n?n 365 metre yak?n?ndaki tek bir sokakta 31 kanser vakas?na rastland?. 27 metrelik istasyonun yak?n?ndaki bir okulda çal??an 30 ki?iden 7’sinde ise 2000 y?l?ndan beri tümör oldu?u belirlendi.

* ?ngiliz Independent gazetesinin haberine göre, kablosuz internet ba?lant?s? çok fazla radyasyon yay?lmas?na neden oluyor, bu da özellikle okul, kütüphane gibi yerlerde çocuklar?n sa?l???n? ciddi biçimde tehdit ediyor.

Bir organ ilk kez vücut d???nda ya?ad?

?ngiltere’nin sayg?n e?itim kurumlar?ndan Oxford Üniversitesi uzmanlar?, organlar? vücut d???nda canl? tutabilen bir cihaz geli?tirdi. Karaci?er üzerinde yap?lan ilk denemede, organ 72 saat vücut d???nda canl? tutuldu. Üniversite profesörlerinden Peter Friend, “5 y?l içinde ke?fetti?imiz yöntemin yayg?nla?aca??na eminim” diye konu?tu. Friend, halen organ nakli yapmak için bir hastan?n klinik olarak ölmü? olmas?, kalbinin ise atmaya devam etmesi gerekti?ini belirterek, bu cihaz sayesinde ise bunun önüne geçilebilece?ine i?aret etti.

Birbirlerine e?lerinin böbreklerini verdiler
ABD’de böbrek hastas? iki erkek, birbirlerinin e?lerinin verdi?i böbreklerle yeniden hayata döndü. Maryland eyaletinde ya?ayan Clinton Johnson (58), Young Hwang’?n e?i Sun Hae Hwang’?n böbre?ini ald?. 3 y?ld?r organ nakli bekleyen Young Hwang (64) ise, Johnston’un e?i Pat Divinnie’nin böbre?i ile sa?l???na kavu?tu. Washington Merkezi Hastanesi’nde gerçekle?tirilen ameliyatta, 4 hasta ayn? anda ne?ter alt?na yatt?. 30 ki?ilik ekibin 4 saat süren operasyonunda, hastalar?n sa?l?klar?n?n çok iyi oldu?u kaydedildi.

Cinsel güç için bol bol kereviz
Cinsel iste?i artt?rmak istiyorsan?z bol bol kereviz yiyin. ?ngiliz doktor James Le Fanu, Daily Telegraph gazetesindeki kö?e yaz?s?nda, cinsel gücü art?rmak için al?nan ilaçlar?n giderek artt???n? belirtti. Erkekler için viagra’n?n piyasada bulundu?unu hat?rlatan Le Fanu, kad?nlarda da libidoyu intrinsa’n?n art?rd???n? vurgulad?. Ancak ?ngiliz doktora göre, sentetik yöntemler yerine do?al yollar? tercih edenlerin kerevize ba?vurmalar? gerekiyor. Bu sebze içindeki androstenedion hormonu, cinsel iste?i artt?r?yor.

M?knat?sla, kans?z ne?tersiz ameliyat
ABD’de Teksas Üniversitesi bilim adamlar?, m?knat?slar yard?m?yla kans?z ve ne?tersiz ameliyat gerçekle?tirecek. Dr. Jeffrey Cadeddu ve ekibi taraf?ndan geli?tirilen yöntemde, özel geli?tirilen ameliyat aletleri ve kamera manyetik yard?m?yla vücuda göbek deli?inden veya bo?azdan sokuluyor. Bu aletler, vücudun üzerine yerle?tirilen m?knat?slarla da istenilen yere yerle?tiriliyor. Ard?ndan da önce kamerayla ameliyat yeri tam tespit ediliyor, sonra da ameliyat gerçekle?tiriliyor.

Yorum yok | Kategoriler: Sa?l?k |

12 Eylül 2007 - 14:56Sigara duman? zehirliyor

Çe?itli çal??malar, Türkiye’de çocuklar?n yüzde 75’inin pasif sigara içicisi oldu?unu gösteriyor. Büyüklerin keyifle tüttürdü?ü sigaran?n çocuklar üzerindeki önemli etkilerinden biri ast?ma zemin haz?rlamas?.

Ço?unlukla seçme ?ans? b?rak?lmadan sigaraya maruz b?rak?lan “çocuk pasif içici”lerde, ast?m geli?me riski çok daha yüksek. Marmara Üniversitesi T?p Fakültesi Çocuk Gö?üs Hastal?klar? Klini?i’den Doç. Dr. Refika Hamutçu Ersu, sigaran?n ast?m hastas? çocuklarda da hastal???n ?iddetini art?rd???n? söylüyor.

Son y?llarda çocuk sa?l???yla ilgili kayg?yla izlenen geli?melerden biri ast?mdaki art??. S?kl?k tüm dünyada giderek art?yor. Özellikle ?ngiltere, ABD ve Yeni Zelanda ast?m s?kl???n?n en yüksek oldu?u ülkeler. Türkiye’de çocuklardaki ast?m s?kl??? de?i?ik çal??malarda yüzde 6-14 dolay?nda saptand?. Ege Bölgesi bu aç?dan en ?ansl? bölge, çünkü ast?m oran?n?n en dü?ük oldu?u yer. Akdeniz ve Karadeniz Bölgeleri’nde ise daha yüksek.

Sanayile?me ve geli?me, Bat? tipi ya?am tarz?n? beraberinde getirdi. ?yi izole edilmi?, duvardan duvara hal? kapl?, çok iyi havalanmayan ve genellikle merkezi sistemle ?s?t?lan evlerde ya?an?yor. Evde evcil hayvan besleyen ailelerin say?s?nda da büyük art??lar oluyor. Tüm bunlar ast?m?n en büyük sorumlusu alerjenlerin evin içinde giderek artmas?na zemin haz?rl?yor.

Dünya Sa?l?k Örgütü ve Dünya Alerji Organizasyonu verilerine göre, dünya nüfusunun yakla??k yüzde 40’? alerjik. Avrupa’da her dört çocuktan biri de alerjik. Doç. Dr. Ersu, “Alerjik (atopik) hastal?klar, özellikle sanayile?mi? ülkeler ba?ta olmak üzere tüm dünya için önemli bir sa?l?k sorunu. Ast?m gibi atopik hastal?klar ki?isel ve çevresel faktörlerin kar??l?kl? etkile?imi sonucunda ortaya ç?k?yor. Genetik yatk?nl?k en önemli ki?isel faktör. Çevresel faktörler aras?nda beslenme, ev içi ve ev d??? solunumsal alerjenler, sigara duman?, enfeksiyonlar, hava kirlili?i ve aile büyüklü?ü gibi pek çok faktör var” diyor.

Alerjik egzemal? ya da alerjik rinitli, anne-babas?nda ast?m tan?s? bulunan, üst solunum yolu enfeksiyonlar? d???nda da tekrarlayan h?r?lt?, nefes darl??? ?ikayetleri ya?ayan çocuklar ast?m geli?imi aç?s?ndan daha yüksek risk ta??yor.

Doç. Dr. Ersu, “Ast?m tan?s? konan çocuklarda öksürük, h?r?lt?, nefes darl??? gibi ’atak’ olarak nitelendirilen ?ikayetleri, ço?u kez bir alerjene maruz kalmak de?il, viral üst solunum yolu enfeksiyonlar? ya da pasif sigara duman? gibi çevresel etkenler ba?lat?yor” diyor.

EN BÜYÜK ALERJEN EV TOZU VE HAMAMBÖCE??

Alerjiye yol açan faktörler ki?iden ki?iye de?i?kenlik gösteriyor. Ancak dünyada ve Türkiye’de en s?k rastlanan alerjen ev tozu. Bunu hamamböce?i, hayvan ve küf mantarlar?na kar?? alerjiler izliyor.

?mmunoterapi denen a??n?n ast?m tedavisindeki yeri uluslararas? rehberlerde tan?mlan?yor. Doç. Dr. Ersu, “Ancak ilaç tedavisine yan?t vermeyen ve rehberlerde tan?mlanm?? gruplara uygulanmas? öneriliyor. Günümüzde ast?m tedavisinin temelini korunma ve ilaç tedavisi olu?turuyor” diyor. Ast?ma yol açan birincil etkenin alerjen oldu?u laboratuvar tetkikleriyle kan?tlan?rsa a?? gündeme geliyor. Ayr?ca solunum fonksiyon testleri dü?ük hastalara a?? uygulanm?yor.

Yorum yok | Kategoriler: Sa?l?k |

12 Eylül 2007 - 14:56Cinsel Sa?l?k ara?t?rmas?

Avrupa Birli?i taraf?ndan finanse edilen, Türkiye Cumhuriyeti Sa?l?k Bakanl??? Türkiye Üreme Sa?l??? Program? kapsam?nda desteklenen proje çerçevesinde bir kamuoyu ara?t?rmas? gerçekle?tirildi. Ara?t?rmaya göre Türk halk?;

-Cinselli?i hala “kulaktan dolma bilgilerle” ö?reniyor
-Üçte ikisi okullarda kesinlikle cinsel e?itim istiyor
-Her üç ki?iden biri ya?am?n?n herhangi bir döneminde en az bir cinsel sa?l?k sorunu ya??yor
-“Kendi” cinsel bilgilenim kaynaklar?na güvenmiyor. En güvendi?i bilgi kayna?? ise uzmanlar ve doktorlar
-Cinsel sorunlar?n en temel kayna?? olarak bilgisizli?i, psikolojik sorunlar?, stresi ve toplumun cinselli?e yakla??m?n? görüyor
-Bekaret hala kad?n?n namus simgesi
-Bekareti ve tek e?lili?i önemsiyor ama namus ad?na i?lenen cinayetleri onaylam?yor
-Cinsel konularda toplumu bilgisiz, kendini bilgili görüyor
-Cinsel sa?l?k alan?nda, en çok televizyonlardaki sa?l?k programlar?n? izliyor ve bu programlardaki bilgilere güveniyor
Projenin tan?t?m? amac?yla bugün düzenlenen bas?n toplant?s?nda, Cinsel Sa?l?k ve Üreme Sa?l??? alan?nda Türk halk?n?n bilgi, tutum ve davran??lar?, medyay? izleme-etkilenmesi ile tüm bunlar?n sa?l?k hizmet talebine yans?malar?n? içeren bir kamuoyu ara?t?rmas?n?n sonuçlar? da aç?kland?.
TNS P?AR taraf?ndan, 20 ilde 16 ya? ve üstü Türkiye nüfusunu temsil eden 1537 ki?ilik örneklem üzerinden yürütülen ara?t?rma dört bölümden olu?tu.
Ara?t?rman?n birinci bölümünde “Cinsel Bilgilenim&Tutum ve Davran??lar” , ikinci bölümünde “ Cinsel Sorunlar &Sa?l?k hizmetleri”, üçüncü bölümünde “Cinsellikle ?lgili De?erler” ve dördüncü bölümde “Cinsellik&Medya” ele al?nd?.

TÜRK HALKININ C?NSEL B?LG? KAYNA?I: ÇEVRE VE ARKADA?LAR
Ara?t?rma sonuçlar?na göre, Türk halk?n?n önemli bir bölümü, ister çocukluk ister ergenlik isterse yeti?kinlik dönemi olsun, cinsel konularda ilk bilgilerini çevre ve arkada?lardan ediniyor. Özellikle ergenlik ya?lar?nda çevre ve arkada?lardan bilgilenme yüzde 51′e yükseliyor.
Ara?t?rmada dikkat çeken bir nokta da, neredeyse her iki evli kad?ndan birinin (Yüzde 53) ilk cinsel bilgi kayna?? olarak e?ini gösteriyor olmas?.
Ergenlik ve yeti?kinlik dönemindeki önemli bilgi kaynaklar?ndan bir di?eri ise ki?isel deneyim. Yeti?kinlerin yüzde 29′u, ergenlerin ise yüzde 14′ü ki?isel deneyimleriyle bilgi edindiklerini belirtiyor.
Ergenlik ve yeti?kinlikte cinsel konularda medyadan bilgilenenlerin oran? yüzde 11. Buna kar??l?k, yeti?kinlerde uzmanlardan/doktorlardan bilgilenme ise sadece yüzde 7.
Ara?t?rmada “cinsel ili?ki hakk?nda ilk kez nereden ve kimden bilgi edinildi?i” sorusuna verilen yan?tlarda, farkl?l?k göstermekle birlikte yine çevre ve arkada?lar ilk s?rada yer al?yor. Kad?nlar için ilk bilgi kayna??n?n yine a??rl?kl? olarak e?leri oldu?u görülüyor.

ÇEVRE VE ARKADA?LARDAN B?LG?LEN?YOR AMA ONLARA GÜVENM?YOR
Türk halk?n?n “bilgilenme ihtiyac?” duydu?unda en güvendi?i bilgi kayna?? ise yüzde 52 ile doktorlar. Özellikle, üniversite mezunlar? aras?nda doktorlara güvenme yüzde 61′e yükseliyor.
Belli ba?l? bilgi kaynaklar? aras?nda yer alan çevre, e?, kitap, internet, ana-baba ve medyaya güvenin ise yüzde 1 ile 6 aras?nda oldukça dü?ük oranlarda oldu?u dikkat çekiyor. Bir ba?ka deyi?le, doktorlar d???ndaki hiçbir bilgi kayna??n? pek “güvenilir” bulmuyor.

TÜRK HALKI OKULLARDA C?NSEL E??T?M ?ST?YOR
Ara?t?rma sonuçlar?, Türk halk?n?n yakla??k üçte ikisinin (yüzde 71) okullarda kesinlikle cinsel e?itimden yana oldu?unu gösteriyor. Yüzde 17′lik kesim ise tercihe ba?l? olarak cinsel e?itim imkan? bulunmas?n? istiyor.
Ya? gençle?tikçe ve e?itim oran? artt?kça, cinsel e?itimin gereklili?ine inanma oran? art?yor.
Dikkat çekici bir nokta ise cinselli?i e?lerinden ö?renen kad?nlar?n, okullarda cinsel e?itimi erkeklerden daha yüksek oranda istemesi.
Okullarda cinsel e?itimi destekleyenlerin önemli bölümü (yüzde 66), bu e?itimlerin k?z ve erkeklere ayr? ayr? verilmesi gerekti?ini dü?ünüyorlar. Ancak, üniversite mezunlar?nda ve metropollerde yeti?mi? kesimlerin yakla??k yar?s? karma e?itimden yana.

?K?NC? BÖLÜM: C?NSEL SORUNLAR&SA?LIK H?ZMETLER?
HER ÜÇ K???DEN B?R? C?NSEL ALANDA SORUN YA?IYOR Ara?t?rmaya göre, Türk toplumunun, yüzde 25′i ya?am? boyunca en az bir cinsel sorun, yüzde 16’s? ise en az bir üreme sa?l??? sorunu ya?ad???n? belirtiyor.
Bu alanda hiçbir sorun tan?mlamayanlar?n oran? yüzde 53. Soruya yan?t vermeyenlerin oran? ise yüzde 9.
Aktif cinsel ya?am? olmayan yüzde 11′lik kesim d??ar?da b?rak?ld???nda, her üç ki?iden birinin ya?amlar? boyunca bir ya da birden fazla cinsel sa?l?k ve üreme sa?l??? ya?ad??? anla??l?yor.
Buna kar??l?k, “Cinsel Sa?l?k/Üreme Sa?l??? konular?nda tedavi görme” oran? yüzde 8′lerde kal?yor. Evli ya da evlilik ya?am?? ki?ilerde bu oran?n bekarlara göre daha yüksek oldu?u görünüyor.

KADINLAR EN ÇOK HAM?LEL?K VE EMZ?RME DÖNEM?NDE C?NSEL SA?LIK YARDIMI ALIYOR… ERKEKLER ?SE ERGENL?K VE ?LK YET??K?NL?K YILLARINDA…
Sa?l?k yard?m? alm?? olanlara ya?amlar?n?n hangi dönemlerinde doktor ya da uzman bir ki?iden sa?l?k yard?m?/dan??manl??? ald?klar? soruldu?unda, kad?nlar ve erkeklerde farkl? dönemler belirtilmi? durumda.

Ara?t?rmada, kad?nlar yeni evli dönemler, gebelik ve do?um sonras? dönemi ile menopoz olarak belirtirlerken, erkeklerde bu öne ç?kan dönemler yeti?kinlik ve ergenlik dönemi görülüyor.

Kad?nlar?n ya?amlar?nda en fazla cinsel sa?l?k yard?m? ald?klar? dönem yüzde 32 ile gebelik/emzirme. Bunu yüzde 24 ile do?um sonras?, yüzde 19 ile menopoz ve yine yüzde 19 ile evlili?in ilk y?llar? takip ediyor.

Erkeklerde ise en çok uzmana ba?vurulan dönem yüzde 31 ile ilk yeti?kinlik y?llar? (20′li ya?lar). Bunu yüzde 25 ile ergenlik, yüzde 16 ile 30′lu ya?lar takip ediyor.

C?NSEL SORUNLARIN EN TEMEL KAYNA?I: “B?LG?S?ZL?K”
Ara?t?rmaya göre, ülkemizde ya?anan cinsel sorunlar?n kayna??n?n ba??nda bilgisizlik geliyor. Özellikle bekar kad?nlar?n yüzde 75′i ve 18-24 ya? grubunun yüzde 71′i sorunlar?n?n kayna??n? “bilgi eksikli?i” olarak görüyor.

Cinsel sorunlar?n kayna?? olarak görülen ikinci neden ise psikolojik. Bunu stres takip ediyor.
Bu konuda ara?t?rmada dikkat çeken bir nokta ise “önyarg?lar/tabular”, “gelenek ve görenekler” ile “toplumun cinselli?e yakla??m?” seçeneklerinin gerek erkekler gerekse kad?nlar taraf?ndan yüzde 20′ler düzeyinde ifade edilmi? olmas?. Bu üç ifadeden en az birini belirtmi? olanlar?n oran? yüzde 40. Bu da, cinselli?e toplumsal bak?? ve geleneklerin cinsel sorunlar için önemli bir sorun kayna?? oldu?unu göstermekte ve bu aç?dan bak?ld???nda, bu s?ralaman?n ilk s?ralar?nda yerini almakta.

B?L?YOR AMA BA?VURMUYOR
“Cinsel organlarla ilgili bir sorun ya?and???nda ilk yap?lacak ?ey/ba?vurulacak ki?i” sorusuna al?nan yan?tlarda ilk s?rada ve yüksek oranda t?p kurumuna/doktora ba?vurma yer al?yor. Ancak, ara?t?rman?n bir ba?ka sonucunun, doktora ba?vurunun dü?üklü?ünü gösterdi?i dikkate al?nd???nda, toplumun do?ruyu bilmesine kar??n, uygulama s?k?nt?s? ya?ad???n? i?aret ediyor.

Sa?l?k profesyonellerine ba?vuranlar?n beklentilerinin ba??nda ise ilk soruyu doktorun sormas? geliyor. Konunun önce doktor taraf?ndan dile getirilerek sorulmas?n? bekleyenlerin oran? yüzde 38 iken, bu alana özel dan??manl?k beklentisinde olanlar?n oran? yüzde 24 ve yine uzmanla?m?? merkezler yoluyla sa?l?k hizmetini sunulmas?n? bekleyenlerin oran? yüzde 20.

EN YAYGIN DO?UM KONTROL YÖNTEMLER?
Ara?t?rmaya göre, Türk halk?n?n en yayg?n kulland??? do?um kontrol yöntemlerinin ba??nda yüzde 28 ile prezervatif geliyor. Bunu geri çekme/d??ar? bo?alma, do?um kontrol hap? ve rahim içi araç/spiral izliyor.

Bu alanda dikkat çeken noktalardan birisi Türk toplumunun dörtte birinin (yüzde 24) herhangi bir korunma yöntemi kullanm?yor olmas?. Bu oran evli erkeklerde yüzde 30′lara kadar ç?k?yor.

Di?er yandan, ara?t?rmaya kat?lan bekar kad?nlar?n yüzde 64′ü cinsel ili?kiye girmedi?ini belirtiyor.
Ara?t?rman?n bütünü ele al?nd???nda, her ne kadar do?um kontrol yöntemlerinin kullan?lma oran? dü?ük olsa da do?um kontrol yöntemleri konusunda bilgi düzeyinin, fark?ndal???n ve uygulaman?n en yüksek oldu?u cinsel sa?l?k ve üreme sa?l??? konusu oldu?u dikkati çekiyor.

C?NSEL YOLLA BULA?AN HASTALIKLAR
Cinsel yolla bula?an hastal?klar, genital kanserler ve do?um kontrol yöntemleri konusunda toplumda haberdarl?k yüksek oranda. Haberdarl???n bu kadar yüksek olmas?na kar??n, uygulama oranlar?n?n çok dü?ük oldu?u dikkati çekiyor.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: C?NSELL?KLE ?LG?L? DE?ERLER
BEKARET HALA KADININ NAMUS S?MGES?
Ara?t?rman?n, Türk toplumunun cinsellikle ilgili de?erlerine ili?kin üçüncü bölümünde, cinsel tabular?n ba??nda yer alan “bekaret”in hala kad?n?n namus simgesi olarak görüldü?ünü bir kez daha ortaya koyuyor. “Bekaret kad?n?n namus simgesidir” diyenlerin oran? yüzde 63. Bu görü?e “hiç kat?lm?yorum” diyenlerin oran? ise yüzde 10′da kalm?? durumda.
Bu bölümde “Kad?n?n bekareti ancak evlilikle bozulmal?d?r” diyenlerin oran? yüzde 65.
“Erkekler bekareti bozulmam?? k?zlarla evlenmelidir” diyenlerin oran? yüzde 53.
“Bekaret kocan?n/baban?n namusudur” diyenler ise yüzde 57. “Hiç kat?lm?yorum” diyenler yüzde 15.
Ya? ve e?itim düzeyi dü?tükçe, bekaret ile ilgili bu ifadelere kat?lanlar?n oran?n?n artt??? görülüyor. K?rsal kesimde ya?ayanlar?n kentlere göre, evlilerin bekarlara göre bekaret konusunda daha “tutucu” bir tutum sergiledikleri de dikkat çekiyor.
Ara?t?rmada “bir kad?n?n namusu zihninde/beynindedir; bekaret hiçbir ?eyin göstergesi de?ildir” de?er yarg?s? soruldu?unda, bu yarg?ya kat?lmayanlar?n oran?n?n yüzde 43′ü buldu?u dikkat çekiyor.
Buna kar??l?k, “namus/töre söylemiyle i?lenen cinayetler ülkemizin gelenek ve görenekleri çerçevesinde anla??labilir/kabul edilebilir bir konudur” cümlesine kat?lmayanlar?n oran? ise yüzde 60′a var?yor.
Bu da namus ve bekaret konusunun Türk halk? için önemini hala koruyor olmas?na kar??n, namus/töre ad?na i?lenen cinayetleri onaylamad???n? gösteriyor.

ÖMÜR BOYU TEK E? ?ST?YOR
Türk toplumunun büyük ço?unlu?u tek e?lilikten yana. Yüzde 48′i ömür boyu tek e?le ya?aman?n insan do?as?na ayk?r? oldu?una kesinlikle kat?lm?yor. Yüzde 21′i ise “pek kat?lmad???n?” ifade ediyor.
Öte yandan, her on ki?iden (yüzde 11) birisi tek e?lili?in insan do?as?na ayk?r? oldu?u inanc?nda oldu?unu belirtiyor.
Erkeklerin ayn? anda birden fazla kad?nla evlenebilmesine veya beraber olmas?na ise halk?n yüzde 64′ü kar??. Buna yüzde 15′lik “pek kat?lm?yorum” diyenler eklenince, bu oran yüzde 79′lara ç?k?yor.

MEDYANIN NAMUS SÖYLEM?YLE ??LENEN C?NAYETLERDEK? ETK?S?
Medyan?n namus/töre iddias? söylemiyle i?lenen cinayetlerin önlenmesinde bir rol oynay?p oynamad??? da ara?t?rmada yer al?yor. Türk halk?n?n üçte biri (yüzde 31) medyada bu yönde ç?kan haber, bilgi ve bilinçlendirme kampanyalar?n?n bu tür cinayetleri önleyebilece?i inanc?nda. Yüzde 43′lük bir kesim ise medyan?n bu tür cinayetleri önlemede etkisinin olabilece?ine ihtimal vermiyor.
Medyan?n rolünün etkili olaca??na inananlar?n oran?n?n en yüksek oldu?u kesim üniversite mezunu ve üstü kesim.

TOPLUMU B?LG?S?Z, KEND?N? B?LG?L? GÖRÜYOR
Ara?t?rmada, içinde ya?an?lan toplumun cinsellik konusunda yeterli bilgi düzeyine sahip olup olmad??? soruldu?unda, sadece yüzde 4′lük bir kesim, “toplum yeterli bilgi düzeyine sahip” yan?t?n? veriyor. Yar?dan fazlas? ise (yüzde 54) toplumun bu konuda hiç bilgili olmad???n? söylüyor.
Ancak, ara?t?rmada görü?ülen ki?iler, toplumu cinsellik konusunda bilgisiz olarak de?erlendirirken, kendilerini bu toplumdan daha bilgili olarak nitelendiriyorlar. Bu de?erlendirme özellikle erkeklerde daha dikkat çekiyor. Her yüz erkekten 12’si kendisini “çok bilgili” buluyor, yüzde 54′ü ise “oldukça bilgili” oldu?unu dü?ünüyor. “hiç bilgili de?ilim” diyen erkeklerin oran? ise yüzde 5.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: C?NSELL?K&MEDYA
C?NSELL?KLE ?LG?L? KONULARI EN ÇOK TV’DEN TAK?P ED?YOR
Ara?t?rmada cinsellikle ilgili konular?n medyadan ne derece takip edildi?i her bir medya kategorisi için ayr? ayr? irdelendi. Cinsiyet, ya?, e?itim ve medeni durumuna göre cinsellikle ilgili haberlerin/konular?n takip edilme davran???n?n farkl?la?t??? gözleniyor. Ancak, bu farkl?l??a ra?men, cinsellikle ilgili konular? son bir y?l içinde en çok televizyonlardaki sa?l?k programlar?ndan (yüzde 41) izledikleri görülüyor.
Televizyonlardaki kad?n programlar? da yüzde 23 ile bunu takip ediyor. Gazetelerdeki kö?e yaz?lar?/makaleler yüzde 21. Gazete ve dergilerdeki dert kö?elerinin izlenmesi ise yaln?zca yüzde 11. Yüzde 34′lük bir oran ise medyadan takip etmedi?ini söylüyor.
Ara?t?rman?n medya ile ilgili sorular?n?n bir di?eri ise izledikleri medya kanallar?n?/araçlar?n? ne kadar güvenilir bulduklar? ile ilgili. Ara?t?rmaya göre televizyonlar?n sa?l?k programlar? yüzde 32 ile bu konuda referans noktas? olarak görülüyor. ?kinci s?ray? ise yüzde 7 ile televizyon kad?n programlar?, üçüncü s?ray? ise yüzde 6 ile gazetelerdeki kö?e yaz?lar? ve makaleler al?yor.
Bu konularda medyay? takip etmeyen ve medyaya güvenmeyenlerin oran? ise yüzde 39.

MEDYADAN Ö?REN?YOR, DOKTORA G?D?YOR
Ara?t?rmaya göre, medyadan ö?renip, daha ileri bilgi için doktora ba?vuranlar?n oran? yüzde 30.5. Bu oran kad?nlarda yüzde 36.3′e yükselirken, erkeklerde yüzde 24.6′ya dü?üyor.
Dikkat çekici nokta ise medyadan edindi?i bilgiyi doktora dan??mak isteyenlerin özellikle 25-34 ve 35-44 ya? grubunda yüzde 36′lara kadar ç?kmas?.
E?itim düzeyi yükseldikçe medyadan edindi?i bilgiden hareketle, daha fazla bilgi için doktora ba?vuranlar?n oran? da art?yor. Bu oran üniversite ve üstü mezunlarda yüzde 47.2′lere ç?k?yor.

MEDYAYI K?MLER C?DD?YE ALMIYOR?
Medyadan edindi?i bilgileri hiçbir ?ekilde ciddiye almayanlar?n oran? ise yüzde 30.4.
Bu konuda da erkeklerin oran? kad?nlardan daha yüksek. Erkeklerin yüzde 34.7’si “hiçbir ?ekilde ciddiye almam” derken, kad?nlarda bu oran yüzde 26′ya geriliyor.
K?rsal kesimde ciddiye almama oran? yüzde 37.3′e yükseliyor.
Ayn? ?ekilde e?itimsiz olanlar?n yakla??k yar?s? (yüzde 49.7) medyadan edindi?i bilgileri ciddiye almama e?iliminde.

EN ÇOK HANG? C?NSELL?K HABERLER? OKUNUYOR?
Ara?t?rmada, cinsellikle ilgili hangi tür konular?n medyada daha çok ilgi ve dikkat çekti?i soruldu?unda, “evlilik ve kad?n erkek ili?kilerinde ya?anabilecek sorunlar” ve “Cinsel ili?kide ya?anabilecek sorunlar”?n ilk iki s?ray? ald??? saptand?.
Bekar erkeklerin yüzde 45′i cinsel ili?kide ya?anabilecek sorunlarla ilgili haberleri okumay? tercih ettiklerini söylerken, bu oran bekar kad?nlarda yüzde 38′e dü?üyor. Ancak yine de bekar kad?nlar?n da birinci önceli?i cinsel ili?kide ya?anabilecek sorunlar. Bekar kad?nlar?n ikinci ilgisini çeken haberler ise evlilik ve kad?n-erkek ili?kilerinde ya?anabilecek sorunlar. Bekar erkeklerde ise bu oran yüzde 34.
?lginç noktalardan birisi de bekar kad?nlar?n medyadaki cinsellikle ilgili haberler aras?nda “bekaret” konusuna gösterdikleri ilgi (yüzde 28). Bir ba?ka dikkat çekici nokta ise bekar erkeklerin yüzde 41′inin cinsel yolla bula?an hastal?klarla ilgili haberleri takip etmeleri. Bekar kad?nlarda bu oran yüzde 27′ye geriliyor.

Yorum yok | Kategoriler: Sa?l?k |

12 Eylül 2007 - 14:55Akne ve Sivilce Sorunu

Güne?in kurutucu etkisi ve iyotlu deniz suyu yaz?n akneyi akl?m?zdan ç?kar?r. Ama sonbahar ve k??, aknenin ço?ald??? dönemlerdir.

Pek çok ?ey aknenin türüne ba?l? olsa da, ultraviyole ???nlar?n?n etkisi cildi kurutup, ya? üretimini düzenliyor.

Bu yüzden sonbahar ve k?? aylar?nda da solaryuma girerek ayn? etkiyi yaratabiliriz. Gençlerde görülen akne, ergenli?in ilk dönemlerinde, vücutta geli?im ve de?i?imler ba?lad??? s?rada ortaya ç?k?yor. Bu durum, bir dizi hormonal dengesizli?e ba?l?. Do?al olarak bu gibi hormon dengesizlikleri yeti?kinlerde de görülebiliyor.

Örne?in, adet döneminde ortaya ç?kan sivilceler bu tür bir dengesizlik sonucudur. Di?er baz? durumlarda ise, akne olu?umu, kortizon ya da B12 vitamini içeren ilaçlar, ya da d??ar?dan uygulanan vazelin preparatlar? ve bitkisel ya?lar?n uzun süreli kullan?m?na ba?l?.

TEM?ZL?K NASIL OLMALI? Cilt temizli?i, sabahlar? derinin salg?lar?n? harekete geçirmek; ak?amlar? ise, gözeneklerde birikmi? kir zerreciklerinden kurtulmak için mutlaka yap?lmal?. Cildinizin haftada 2-3 kez, tüm ya? kal?nt?lar?n? alacak bir maskeye de ihtiyac? vard?r. Ayn? zamanda cildi derinlemesine nemlendiren bir maske seçmeye özen gösterin. 10 DAK?KALIK B?R BUHAR BANYOSU Haftada 1 kez, buhar banyosu haz?rlay?n: Gözeneklerin geni?lemesini sa?layaca??ndan, siyah noktalardan kurtulman?z kolayla?acakt?r. Ba??n?z?n üzerine bir havlu örterek, yar?ya kadar kaynar su doldurdu?unuz bir tencerenin üzerine e?ilin. 10 dakika sonra, yüzünüzü kurulay?n ve siyah noktalar? s?k?n. Bu i?lemi yaparken, ellerinizin temiz olmas?na dikkat edin. Parmak uçlar?n?za sarg? bezi sar?p noktalar? s?kabilirsiniz. Ama s?kmakta zorlan?rsan?z fazla üstelemeyin. Cildiniz tamamen kurudu?unda tekrar buhara tutun. ??lem sona erdi?inde yüzünüzü bir tonikle dezenfekte edin. HERKES ?Ç?N GEÇERL? ÖNER?LER Gençler aras?nda özellikle yayg?n olan bu problemin çözümünde, cilt tipleri farkl? oldu?undan, k?zlar?n ve erkeklerin uygulamas? gereken kürler de farkl?. Ancak yine de, her iki cinsin de uymas? gereken baz? kurallar var. 1.   Do?ru ve hijyenik temizlik: Cildi fazla h?rpalamadan düzenli olarak y?kay?n. Cildi fazla kurutmamak için pH de?eri derinin do?al pH’?na yak?n (5.5 civar?nda) bir temizleyici kullan?lmal?. Daha da derinlemesine bir temizlik isteniyorsa, her 3-4 günde bir, gözeneklerde biriken ya? ve tozu alan kil maskesi uygulanabilir. 2.   Beslenmeye dikkat: Çikolata ve ?arküteri ürünleri sivilce yapar görü?ü, çok yayg?n fakat çürütülmü? bir iddia. Son ara?t?rmalar, beslenmenin akne üzerinde do?rudan etkisi olmad???n? gösterse de, üzerinde durulmas? gereken önemli bir nokta var: Meyve ve sebze aç?s?ndan zengin, sa?l?kl? beslenme cildin en önemli dostu. 3.   ?yi dinlenin: En iyi güzellik kürü uyku. Stresten uzak bir ortamda dinlenebilmek çok önemli. Özellikle gecede en az 7-8 saat uyumak ?art. Uykunun hormonal aktiviteyi düzenledi?i herkesçe biliniyor. 4.   Ellerinizi yüzünüzden çekin: Cilde zarar vermeksizin yok edilebilecek siyah noktalardan farkl? olarak, kanç?banlar? asla s?k?lmamal?. Aksi halde, iltihapl? enfeksiyon, ard?nda bir yara ve iz b?rakarak yay?labilir. 5.   Uzmana görünün: K?? gelip de akneler belirmeden önce mutlaka dermatologunuzla görü?ün. Çünkü, yaz aylar?nda kuruyup hassasla?an cildiniz, tatil öncesinde uygulad???n?z akne tedavisini tekrarlaman?zdan zarar görebilir. 6.   Bitki çaylar? da i?e yar?yor: Her gün organizmay? temizleme özelli?i ta??yan bir bitki çay? içmek cildinize faydal? olacakt?r. Özellikle ?hlamur ve rezene içeren çaylar?n çok yarar?n? görürsünüz. KIZLAR ?Ç?N BAKIM Pudra ve all?ktan uzak durun: Cildi çabuk sivilcelenenler makyaj yapmaktan vazgeçmeli. Tabii biraz rimel ve bir parça ruja de?il sözümüz. Her?eyden önce, hijyenik nedenlerle all?k ve pudra kullanmaktan vazgeçmeli: Zaten a??r? salg?lanan ya? ile dolmu? gözenekler, makyaj malzemeleri kullan?l?nca iyice t?kan?yor. Bunun yan?nda, estetik bir neden de var: Makyaj, kusurlar? gizlemek yerine ço?u kez daha da belirginle?tiriyor.

Az ya?l? bir fondöten seçin. Makyajs?z yapamayanlar hafif bir fondöten kullanabilir. Ancak, ya?l? ciltler için özel olarak geli?tirilmi?, siyah nokta olu?umuna neden olmayan (gözeneklerde birikecek madde içermeyen) bir malzeme seçilmeli.

Akne ve a??r? k?llanma: Akne yan?nda a??r? k?llanmadan da ?ikayet eden genç k?zlar, antiandrojen hormonlar içeren do?um kontrol haplar?ndan faydalanabilir. Ancak bu haplar?n 16 ya??n alt?ndakilerce al?nmas? sak?ncal? olacakt?r. ERKEKLER ?Ç?N BAKIM Hijyene daha fazla özen: Ergenlik ça??ndaki erkekler, kat?ld?klar? sportif faaliyetlerin yo?unlu?u yüzünden, ya??tlar? olan k?zlardan daha fazla terlerler. Bu bak?mdan, hijyene özel bir önem vermeleri ?artt?r. Terlemenin ard?ndan yüzün mutlaka y?kanmas? ve akneye kar?? dezenfektan uygulanmas? gerekli. Erkeklere özel kozmetikler: Baz? ilaç firmalar?, akne tedavisi ilaçlar?nda, k?zlar ve erkekler için ayr? formüller uyguluyor. Genç k?zlara uygun olan ilaçlar daha hafif. Erkeklerin kendileri için haz?rlanm?? formülleri kullanmalar? daha iyi sonuç veriyor. S?k s?k t?ra? olun: Sakal uzamaya ba?lad???nda, k?llar, akne iltihab?n?n artmas?na neden olabiliyor. Bu yüzden s?k s?k t?ra? olmak gerekli. T?ra? sonras? bak?m: Kulland???n?z after shave parfüm içermemeli. Akneli cilt, after shavelerin içerdi?i alkole kar?? oldukça duyarl?. Akne kremlerinde az miktarda bulunan alkol, cildin pul pul dökülmesine ve kurumaya neden olabilir. En iyisi alkolsüz tonikleri tercih etmek.

T?ra? sonras? bak?m: Kulland???n?z after shave parfüm içermemeli. Akneli cilt, after shavelerin içerdi?i alkole kar?? oldukça duyarl?. Akne kremlerinde az miktarda bulunan alkol, cildin pul pul dökülmesine ve kurumaya neden olabilir. En iyisi alkolsüz tonikleri tercih etmek.

Akne art?k sorun de?il

Aknelerin ilginç bir öyküsü var. Genellikle ergenlik ça??ndaki erkek ve k?zlar?n yüzleri sivilcelerle doluyor. Özellikle de delikanl? adaylar? tam kar?? cinse ilgi duymaya ba?lad?klar? dönemde yüzlerinde beliren sivilceler yüzünden s?k?nt? çekiyorlar. Ergenlik ça?? sivilcelerine o dönemde vücuttaki hormon dengelerinin de?i?mesi neden oluyor. Akneler, yeti?kinlerin de de en büyük sorunlar?ndan biri. Yüzde, boyunda, omuzlarda ve s?rtta ç?kan sivilcelerden kurtulmak elbette mümkün.

Aknelerin ilginç bir öyküsü var. Genellikle ergenlik ça??ndaki erkek ve k?zlar?n yüzleri sivilcelerle doluyor. Özellikle de delikanl? adaylar? tam kar?? cinse ilgi duymaya ba?lad?klar? dönemde yüzlerinde beliren sivilceler yüzünden s?k?nt? çekiyorlar. Ergenlik ça?? sivilcelerine o dönemde vücuttaki hormon dengelerinin de?i?mesi neden oluyor. Akneler, yeti?kinlerin de de en büyük sorunlar?ndan biri. Yüzde, boyunda, omuzlarda ve s?rtta ç?kan sivilcelerden kurtulmak elbette mümkün. Aknelerin olu?mas?nda ya?l? cilt ve bakteriler etkili. Bu nedenle, aknelerden yak?nan bir ki?inin öncelikle hayvansal ya?lardan uzak durmas? gerek. Bu arada ba????kl?k sistemini güçlendiren yiyeceklere a??rl?k vermeli. Ya? ve ?eker miktar? fazla olan haz?r yiyecekler, akneleri çok iyi besler. Derinin do?al koruyucu ya?? olarak bilinen sebumun üretimini azalt?r. Çikolata, dondurma, sosis ve dondurulmu? haz?r et yemekleri aknelerden yak?nan ki?iler için zararl?. Buna kar??l?k bol bol ye?il sebze ve narenciye türü meyveler yenmeli. E vitamini alabilmek için de s?v? ya?lar kullan?lmal?. Hormon dengesi Aknelerin hormon dengesizli?inin bir sonucu oldu?unu belirtmi?tik. Vücuttaki hormon dengesini düzene sokmak için her gün lahana yenmeli. Bu sebze ayr?ca bakterileri öldüren sülfür içerdi?i için de aknelere kar?? güçlü bir savunma silah? say?l?yor. Mango, kiwi ve ananas gibi tropikal bölge meyveleri de çok yararl?. Tuz kat?lmam?? sebze sular?, çi? meyve ve sebzeler ve salatalarla beslenilmeli. Akne ciddi bir sorun olursa mutlaka bir deri uzman?na ba? vurulmal?. Ancak gerekli önlemler al?n?rsa, aknelerden doktor tedavisine gerek kalmadan kurtulmak mümkün. Tedavi mümkün Cilt uzmanlar?, aknelerin her zaman tedavi edilebilece?i kan?s?ndalar. Aknelere kar?? kullan?lan antibiyotikler yararl? oluyor. Ancak rasgele bir antibiyotik kullanmak yanl??. Cilt uzman?n?n önerece?i antibiyotikler etkili olur. Ayr?ca cilt uzmanlar?, hormon ve A vitamini al?nmas?n? önerebilirler. Yiyeceklerin aknelerin kesin nedeni olduklar? iddia edilemez. Ama çikolata yedikten sonra yüzde sivilceler ç?karsa, yiyeceklerin de akne nedenleri aras?nda say?lmas? gerekti?i söylenebilir. Sizi aynalara küstüren o minik sivilcelere sava? aç?n. Pahal? kozmetik ürünleriyle de?il basit önlemlerle bu sorundan kurtulun. Do?ru önlemleri al?rsan?z, o sivilcelerden eser kalmayacak. Sava?a ba?lay?n

Aknelere kar?? sava? aç?ld??? zaman ?unlara dikkat edilmeli: Her gün 500 mcg A vitamini al?nmal?. K?zlarda Adet öncesinde ortaya ç?kan aknelere kar?? da adet kanamalar? ba?lamadan 10 gün önce, her gün düzenli olarak 50 mg B6 vitamini al?nmas? do?ru olur. Bu arada cildi çay a?ac? ya??yla temizlemeli ayr?ca bir kase yo?urda bir çay ka???? deniz tuzu ilave ederek bu kar???m cilde sürülmeli. Banyodan ya da du?tan sonra vücut s?rt f?rças? ya da keseyle temizlenmeli. Güne?in zararlar?ndan söz ediliyor ama aknelere kar?? güne? banyosunun son derece yararl? oldu?unu belirtelim. Güne?teki mor ötesi ???nlar?n akneleri yok etti?i biliniyor.

Yorum yok | Kategoriler: Sa?l?k |

12 Eylül 2007 - 14:55BOTOKS injeksiyonu

Botoks (Botulinum toksini), Clostridium botulinum adl? bakteriden elde edilen bir toksindir. Botoks, sinir uçlar?nda iletimi sa?layan maddelerin sal?n?m?n? engelleyip, sinirler ile sinirlerin ula?t??? organlar aras?ndaki iletimi durdurarak etkisini gösterir. Sinir iletiminin durmas?, sinirin ula?t??? organ?n i?levlerinin azalmas?n? ya da tamamen kaybolmas?n? sa?lar. Botoks’un etki mekanizmas?ndan t?pta birçok alanda yararlan?lmaktad?r. Plastik cerrahi alan?nda ise genellikle mimik kaslar?n?n hareketleri ile ortaya ç?kan yüzdeki çizgilenmeleri azaltmak ve a??r? terleyen bölgelerdeki terlemeyi azaltmak amac? ile kullan?l?r.

Mimik kaslar?n?n y?llar boyunca çal??mas?, üzerini örten deri üzerindeki k?vr?mlar? belirgin hale getirir ve böylece yüzdeki dinamik çizgilenmeler ortaya ç?kar. En s?k ortaya ç?kan dinamik çizgiler, al?n, ka?lar aras?, göz kenarlar? ve a??z çevresinde görülür. Al?n ve göz kenarlar?ndaki çizgiler ki?iye daha ya?l? bir görünüm, ka?lar aras?ndaki çizgiler ise ki?iye çat?k ka?l?, k?zg?n bir bak?? ifadesi verir. Mimik kaslar?na botoks uygulanarak bu kaslar?n hareketleri zay?flat?labilir, kas hareketlerindeki azalma, üzerindeki derinin, kas hareketleri ile katlanmas?n? ve katlanmaya ba?l? çizgilenmeyi de azalt?r. Bu ?ekilde ya?l? ve k?zg?n olarak görünen yüz ifadesinde de belirgin bir düzelme sa?lan?r.

Botoks, ter bezlerine uyguland???nda, ter bezleri ile sinir uçlar? aras?ndaki iletim de durdurularak ter bezlerinin çal??mas? azalt?labilir. Vücudun en çok terleyen bölgeleri, avuç içleri ve koltuk alt? bölgesidir. A??r? terleme ve buna ba?l? ter kokusu ?ikayeti olan ki?ilerin terleyen bölgelerine botoks uyguland???nda ?ikayetlerinde düzelme sa?lan?r.

Botoks, injeksiyon ?eklinde uygulan?r ve a?r?l? bir i?lem de?ildir, injeksiyon an?nda hafif bir a?r? hissedilebilir. Mimik kaslar?n?n hareketlerinde azalma istendi?inde mimik kaslar?n?n içine, terleme ?ikayetinin azalmas? istendi?inde deri içine injeksiyon yap?l?r. Botoks’un etkisi injeksiyonu takiben ilk hafta içinde ortaya ç?kar ve etki süresi 3-9 ay olmakla beraber ortalama 6 ayd?r. Botoks, etkisini yitirdi?inde uygulama tekrarlanabilir. 2 y?l boyunca düzenli olarak botoks uygulanan ki?iler uygulamaya ayn? düzende devam ettiklerinde kaslar?nda belirgin bir zay?flama ve buna ba?l? yüz ifadesinde de?i?im olabilir. Bu nedenle uygulamalar?n 2. y?ldan sonra daha uzun aral?klarla yap?lmas?nda yarar vard?r.

Botoks’un sa?l?k üzerine ciddi bir yan etkisi yoktur. Uygulama sonras? geçici bir ?i?lik, morarma, nadiren de geçici olarak göz kapa??nda dü?üklük yapabilir. Botoks’un gebelik ve emzirme döneminde zararl? bir etkisinin olup olmad??? henüz tam olarak bilinmemektedir. Bu nedenle gebelik ve emzirme döneminde botoks uygulamalar?n?n yap?lmamas? önerilir. Sinir-kas sistemine ait hastal??? olan ki?ilerde (Eaton-Lambert sendromu, myastenia gravis gibi) uygulanmamal?d?r.

Yorum yok | Kategoriler: Sa?l?k |

12 Eylül 2007 - 14:55Kar?n Germe ABDOMiNOPLASTi

Kar?n, insan?n d?? görünümünü etkileyen, estetik önemi olan bir bölgedir. Kar?nda do?um sonras? olu?an çatlaklar, kar?n kaslar?n?n anatomik olarak gev?emesi sonucu kar?n bölgesinde dolgunluk ve sarkmalar olabilir. Abdominoplasti, orta ve alt kar?n bölgesindeki fazla deri ve ya? dokusunun al?nmas?n?, kar?n duvar? kaslar?n?n eski gerginli?ine ula?mas?n? sa?lay?c? bir ameliyatt?r. Ki?inin arzusuna ba?l? olmak üzere abdominoplasti ameliyat? ile birlikte bel inceltme ya da liposuction ameliyat? da bir arada uygulanabilir.

Ameliyat kesisi
Kar?n derisinin
 kald?r?ld??? bölge
Ameliyat kesisinin izleri

Bu ameliyat için en uygun adaylar, iyi bir kar?n ?ekline sahip olup, diyet veya egzersizle giderilemeyen kar?nda ya? fazlal?l??? ve deri gev?ekli?i ?ikayeti olan kad?n ve erkeklerdir. Abdominoplasti, birkaç gebelik sonras? kar?n derisi ve kaslar? normale dönemeyecek kadar deforme olmu? kad?nlar için özellikle çok yararl?d?r. Deri elastikiyetinin kayb? ile birlikte bir miktar ya?lanma ?ikayeti olan daha ya?l? hastalarda da bu ameliyat iyi sonuç vermektedir. Önemli ölçüde zay?flamay? planlayan hastalar ameliyat? ertelemelidir. Ayn? zamanda gelecekte hamile kalmay? dü?ünen kad?nlar?n, ameliyat s?ras?nda s?k?la?t?r?lan kar?n kaslar? gebelik ile gev?eyebilece?inden, ameliyat olmak için gebelik sonras?n? beklemeleri önerilir. Abdominoplasti iki ?ekilde yap?labilir. Sadece alt kar?n bölgesinde hafif derecede çatlak ve sarkma olan ki?ilerde mini-abdominoplasti uygulan?r. Ciddi derecede çatlak ve sarkm?? olan kar?nlarda total abdominoplasti i?lemi uygulan?r.

Total abdominoplasti, tam te?ekküllü bir hastanede genel anestezi alt?nda yap?l?r ve yakla??k 3 saat süren bir ameliyatt?r. Karn?n alt kenar?nda kas???n hemen üstünden bir kalça kemi?inden di?er yandaki kalça kemi?ine dek uzanan bir kesi yap?l?r. Göbe?i çevre dokulardan serbestle?tirmek için, göbek çevresine ikinci bir kesi yap?l?r. Kar?n derisi tamamen, kaburga kenar?na kadar alttaki kar?n kaslar?n?n üzerinden kald?r?l?r. Kar?n kaslar? bir araya getirilerek sa?lamla?t?r?l?r, böylece daha s?k? bir kar?n duvar? ve daha ince bir bel hatt? elde edilir. Kar?n üzerinden kald?r?lan deri a?a??ya do?ru gerilir ve fazla deri kesilerek al?n?r. Gerdirilen kar?n derisinde göbek için yeni bir delik aç?larak, sap?yla serbestle?tirilmi? olan göbek buraya yerle?tirilip dikilir. Sonuçta, kesi hatlar? dikilir; pansuman örtüleri ile örtülür ve toplanabilecek fazla s?v?y? bo?altmak için yara bölgesine geçici bir ince tüp yerle?tirilebilir.

Mini-abdominoplastide, deri, sadece kesi hatt? ile göbek deli?i aras?ndaki bölgede kald?r?l?r. Deri a?a??ya do?ru çekilir, göbek deli?inde yer de?i?imi olmadan fazla deri kesilip at?l?r, kesi hatt? dikilir.

Hastan?n durumuna göre 1-3 gün hastane bak?m? gerektirir. Hasta, ameliyat?n ertesi günü bir ki?inin yard?m?n? alarak aya?a kalk?p yürümeye ba?layabilir, 3-4 gün sonra yard?ms?z, ancak a??r hareketler ile yürüyebilir. ?lk hafta içinde kar?n bölgesine yük binecek hareketlerden uzak kal?nmas? gerekir. Ki?inin kendisini iyi hissetmesi halinde, 7-14 günlük ev istirahat?n? takiben ofis ortam?nda masa ba?? i?lerini yapabilir. ?lk 2 hafta korse ya da bandaj uygulamas? önerilir. Spor ve egzersizlere 1 ay sonra hafif olarak ba?lanabilir. Mini-abdominoplasti, total abdominoplasti ameliyat? kadar geni? bir bölgeye uygulanmaz. Bu nedenle ameliyat süresi ve ameliyat sonras? iyile?me süresi yar? yar?ya daha k?sad?r.

Uygulad???m?z ameliyat teknikleri ile kar?ndaki fazlal?k dokular?n ç?kar?lmas?n?n yan? s?ra göbek bölgesinin do?al k?vr?mlar? da orijinaline uygun bir ?ekilde olu?turulur. Derideki ameliyat izi, bikini ya da iç çama??r?n içinde kalacak ?ekilde tasarlan?r. Ameliyat gizli diki?ler ile tamamlan?r, deri yüzeyinde diki? olmaz. Ameliyat izleri ilk aylarda k?rm?z? renkli ve oldukça belirgindir. Bu izlerin rengi aylar içinde solukla?arak normal deri rengine yakla??r ve belirginli?i azal?r. Arzu edilmeyen gerginli?e ba?l? olarak ortaya ç?kabilen kötü izler lokal anestezi alt?nda revizyon yap?larak düzeltilebilir.

Abdominoplasti uygulamas?n?n hemen ard?ndan kar?n bölgesinin görünümünde son derece çarp?c? bir düzelme dikkati çeker, ya?am kalitesinde ciddi bir art?? izlenir. Abdominoplasti, sadece kar?n bölgesindeki fazla ve sarkm?? dokulardan kurtulman?z? sa?lamakla kalmaz, kendinize olan güveninizi de artt?r?c? niteliktedir.

Yorum yok | Kategoriler: Sa?l?k |

12 Eylül 2007 - 14:54KA? KALDIRMA

Ka?lar, insan?n bak??lar?n?n ifadesini etkileyen önemli yap?lard?r. Ka?lar, ya?  ilerledikçe, sarkma  e?ilimindedir. Ka?lar?n ?eklindeki farkl?l?klar, k?zg?n, sert, yorgun, üzgün, ya?l?, öz güvenini yitirmi? bir ki?i ifadesi kazand?rabilir. Ka? kald?rma ameliyatlar? ile ka?lar?n pozisyonundan kaynaklanan olumsuz yüz ifadesi giderilerek daha  genç, daha canl?, daha kendinden emin görünüm kazand?rmak mümkündür.

Ka? kald?rma ameliyatlar?, üst yüz ya da al?n germe ameliyat?n?n içinde (bkz. yüz germe), blefaroplasti ameliyat? ile kombine edilerek ya da tek ba??na uygulanabilir. Ka?larda sark?kl?k ve dü?üklük söz konusu olan durumlarda al?n germe ameliyat? daha uygun bir seçenektir. Ka?larda herhangi bir sarkma söz konusu olmay?p kenarlar?n?n kalkmas? arzu edildi?inde al?n germe i?lemini uygulama gere?i yoktur. Tek ba??na ka? kald?rma giri?imi hastanede yat?? olmadan, lokal anestezi alt?nda uygulanabilir. Ameliyat, saçlar?n aras?ndan yap?lan birkaç cm. lik kesi içinden girilerek ka?lar?n alt?ndaki dokular?n yukar?ya do?ru as?lmas? ?eklinde yap?l?r. Ameliyattan sonra rahats?zl?k verecek derecede a?r? olu?maz, ki?i günlük hayat?na hemen dönebilir. Ameliyat? takiben 2 gün sonra banyo yap?labilir. Ameliyat, saçl? deri içinden girilerek yap?ld??? için birkaç cm. lik izler d??ar?dan bak?ld???nda gizli kal?r ve görünmez.

Ka? kald?rma giri?imi ile daha genç bir görünüme, daha canl? ve etkileyici bak??lara sahip olabilirsiniz.

Yorum yok | Kategoriler: Sa?l?k |

12 Eylül 2007 - 14:54YÜZ GERME

?nsan yüzünde stres, yer çekimi, sigara ve güne?in olumsuz etkileri ya? ilerledikçe ortaya ç?kmaya ba?lar. Ya?lanman?n ilk belirtileri 30’lu ya?larda fark edilmeye ba?lar, 50 li ya?larda ise yerle?ik bir görünüm kazan?r. Ya??n ilerlemesi, yüzdeki tüm dokular? etkiler. Yüz kemikleri zay?flar, incelir, hacimlerini yitirir. Kaslar zay?flar, gev?er ve yer çekiminin etkisine yenik dü?erek sarkmaya ba?lar. Ya? dokusu zay?flar, azal?r ve incelir. Alt?ndaki ya? dokusunun zay?flamas? ile deri bolla??r, buru?ur, elastikiyetini yitirerek tüm yumu?ak dokular ile birlikte sarkma yapar. Bu mekanizma ile yüzdeki statik çizgiler ortaya ç?kar. Di?er taraftan mimik kaslar?n?n y?llarca çal???p üzerini örten deri üzerindeki k?vr?mlar? belirginle?tirmesi ile dinamik çizgiler de ortaya ç?kar. Yüz, al?n ve göz çevresi çizgilerinin belirginle?ti?i, ka?, yanak, çene alt? ve boynun sarkt???, göz kapaklar?n?n ya? torbac?klar?n?n belirginle?ti?i bir hal al?r ve sonuç olarak daha ya?l?, yorgun ve çökmü? bir görünüm kazan?r. Yüz germe i?lemi, ilerleyen ya??n bu tür etkilerini hisseden her sa?l?kl? ki?iye uygulanabilir. Yüz germe i?lemi ile birlikte göz kapaklar?n?n gerilmesi, estetik burun ameliyat?, çene büyütme, çene küçültme, çene alt?na liposuction, ya? ve doku injeksiyonu uygulamalar? da yap?labilir.

Yüz, anatomik olarak üç farkl? bölgeye ayr?l?r ve gençle?tirmeye yönelik olarak yap?lacak cerrahi giri?im için her bölge ayr? ayr? de?erlendirilir. Üst yüz, ?akak bölgesi, al?n ve ka?lar? içerir, bu bölgeye uygulanan giri?im üst yüz germe i?lemidir. Orta yüz, yanak bölgesini içerir, bu bölgeye uygulanan giri?im orta yüz ya da yanak germe i?lemidir. Alt yüz, çene alt? ve boyun bölgesini içerir, bu bölgeye uygulanan giri?im alt yüz ya da boyun germe i?lemidir. Her bir bölgeye tek tek ya da bir arada cerrahi giri?im uygulanabilir.

Kulak önü ve arkas?n? dola?an ameliyat kesisi (mavi çizgi)
 
 
Derinin kald?r?ld??? alan
 
 
Germe i?lemi
 

Üst yüz germe, ka?lar? kald?rmaya, al?n ve ?akak bölgesini germeye yönelik olarak yap?l?r. Klasik ameliyat tekni?i ile saçl? bölgeden her iki kulak kepçesinin aras?ndaki mesafe kesilir, al?n derisi s?yr?larak gerdirilir. Bu teknik oldukça kanamal? olur ve saçlar?n içinde uzun bir ameliyat izi b?rak?r. Ancak, uygulad???m?z modern endoskopik teknik ile saçlar?n aras?nda 2 cm uzunlu?unda 4 adet kesi ile ameliyat kanamas?z bir ?ekilde yap?l?r ve saçlar?n içinde belirgin yara izi kalmaz, sonucu do?al ve kal?c?d?r.

Orta yüz germe i?lemi, yanaklar?n sark?kl???n? gidermeye ve yanak derisini germeye yönelik olarak yap?l?r. Yanaklar; kaslar, ya? tabakas? ve deri ile birlikte sarkar. Bu i?lem, sadece deriyi gerdirerek yap?ld???nda, derindeki ya? tabakas? ve kaslar?n sark?kl??? sadece kamufle edilir, k?sa bir süre içinde de etkinli?ini yitirir. Do?ru olan teknik ise yanak kaslar?n?n, üzerindeki ya? tabakas? ve k?l?f? ile birlikte yukar?ya  as?lmas?d?r. Bu ?ekilde yanak dokular?n?n gençlik y?llar?ndaki pozisyonu sa?lan?r, ayr?ca üzerini örten deri de gerginle?tirilir. Böylece en etkin ve kal?c? sonuç, ayn? zamanda da do?al bir görüntü elde edilmi? olur. Ameliyat?n kesisi kulak önü ve kula??n iç k?sm?ndan yap?l?r, bu sayede kar??dan bak?ld???nda görünür bir iz kalmaz. Yanak germe i?leminde endoskopik teknik uyguland???nda ise sadece saçl? deri içinde 2 cm uzunlu?unda izler kal?r.

Boyun germe i?lemi genellikle orta yüz germe i?lemi ile bir arada uygulan?r. Yanak germe i?leminde yap?lan ameliyat kesisi kulak arkas?ndan saçl? deriye do?ru uzat?l?r. Boyun derisi ve kaslar? serbestle?tirilerek yukar?ya do?ru as?l?r. Boyundaki sarkma ve k?r???kl?klar giderilir, çene aç?s? belirginle?ir, gergin bir boyun görünümü kazand?r?l?r. Kesi, kulak arkas?nda kald??? için, d??ar?dan bak?ld???nda görünür bir iz kalmaz.

Ameliyat, tam te?ekküllü bir hastanede genel anestezi alt?nda yap?l?r. Her bir yüz bölgesine uygulanan i?lem 1,5-2 saat sürer, tüm yüzü germe i?lemi 6 saat sürebilen bir giri?imdir. Hastanede kal?? süresi 1-2 gündür. Ameliyat? takip eden 3 gün boyunca yüz, hafif bask?l? bir bandaj ile sar?l? kal?r. Ameliyattan sonra yüz bölgesinde a?r?, gerginlik hissi, ödem (?i?lik), morarma ve deri yüzeyinde uyu?ukluk gibi ?ikayetler olabilir. A?r? rahats?z edecek ?iddette olmaz ve a?r? kesici ilaçlar ile rahatl?kla kontrol alt?na al?nabilir. ?i?lik ilk birkaç hafta içinde h?zla azal?r, geri kalan ve dikkat çekecek kadar belirgin olmayan hafif ?i?li?in kaybolmas? ve cildin yüz üzerine tam olarak oturmas? yakla??k 6 ay sürer. ?i?li?in h?zl? bir ?ekilde düzeldi?i ilk birkaç hafta içinde cilt yüzeyindeki gerginlik hissi ve uyu?ukluk da azalarak kaybolur. Kal?c? uyu?ukluk s?k rastlanan bir durum de?ildir. Ameliyat bölgesindeki  morluklar?n kaybolmas? ise ki?inin hassasiyetine göre de?i?ebilir. Bu süre hassas ki?ilerde 15 güne kadar uzayabilir. Ameliyat?n hemen ard?ndan ödem ve morluklardan dolay? yüzünüz tan?nmayacak bir haldedir, ancak ödem ve morluklar azald?kça, yakla??k 7-10 gün sonra gerçek yüz hatlar?n?z ortaya ç?kmaya ba?layacakt?r.

Ameliyattan 1 hafta önce, mimik kaslar?n?n hareketlerine ba?l? olarak ortaya ç?kan dinamik çizgilerin tekrar olu?mas?n? engellemek ve bu kaslar?n ameliyat öncesi gev?emesini sa?lamak üzere botox uygulamas?, 1 ay sonra ise yüz cildinin canl?l???n? ve tazeli?ini kazand?rmak üzere peeling uygulamalar? önerilir.

Al?n, yanaklar ve boyun bölgesini içeren yüz gençle?tirme ameliyatlar?, yurdumuzda endoskopik yüz germe tekni?i uygulamalar?n?n öncülü?ünü yapman?n verdi?i gururla ameliyat riskleri en aza indirilerek ve son derece güvenli bir ?ekilde yap?lmaktad?r.

Yüz germe ameliyat?, ki?inin ya?lanmas?n? durdurmaz. Ya?lanma, her ?eye ra?men devam eden bir süreçtir ve yap?lan ameliyattan sonra da devam eder. Bu ameliyat, ki?inin içinde bulundu?u ya?tan daha genç görünmesini sa?lay?c? niteliktedir. Yüzünüz normal görünümünü kazand???nda yüzünüzde çarp?c? bir gençle?me fark edeceksiniz

Yorum yok | Kategoriler: Sa?l?k |

12 Eylül 2007 - 14:54Meme Büyütme MASTOPEKSi

Meme, kad?nl??? simgeleyen, erojen organlardan birisidir. Her kad?n, estetik olarak güzel görünümlü memelere sahip olmak ister. Ancak geli?im gerili?i ya da do?um sonras? kilo kayb? sonucu hacmini yitiren meme dokusu, üzerini saran derinin de bol kalmas? sonucu sark?k bir görüntü kazanabilir.  Dolgunlu?unu, dirili?ini yitirmi? sark?k memelerin görünümünü mastopeksi ameliyatlar? ile güzelle?tirmek mümkündür. Yeterli bir hacme sahip olmayan sark?k memeler için tek ba??na mastopeksi ameliyat? yeterli olmayabilir. Mastopeksi ameliyat? sadece memeyi ?ekillendirici, sark?kl??? giderici bir giri?imdir, memeye hacim kazand?rmaz. Bu gibi olgularda, mastopeksi ameliyat?na ek olarak, hacim kazand?rmaya yönelik meme protezi (silikon) uygulamas? ile normal dolgunluk da sa?lanm?? olur.

Ameliyat?n tekni?i  memelerin sark?kl?k derecesine göre de?i?mektedir. Hafif sark?kl??? olan olgularda meme ba?? normal pozisyonuna ta??n?r ve meme ba?? çevresindeki bolla?m?? olan fazla deri ç?kar?l?r. Bu teknik uyguland???nda sadece meme ba?? çevresinde halka ?eklinde bir ameliyat izi olu?ur. Sark?kl?k fazla ise ayr?ca memenin alt yar?s?ndan da bolla?m?? derinin ç?kar?lmas? gerekir. Bu durumda meme ba??n?n çevresindeki ameliyat izine ek olarak meme ba??ndan alt kenara do?ru dikey olarak uzanan bir iz daha olu?ur. Bu uygulamalar ile meme ba?? normal pozisyonuna ta??n?p bolla?m?? olan fazla deriler de ç?kar?larak meme dik ve diri görünümünü kazan?r. Ayn? giri?im s?ras?nda memeye dolgunluk kazand?rmak için silikon protezler de yerle?tirilebilir. Ameliyat? takip eden y?llarda do?um yap?ld???nda süt bezleri ve süt kanallar? zarar görmemi? olaca?? için silikon protez uygulanan olgular da dahil olmak üzere herkes bebe?ini emzirebilir.

Ç?kar?lan deri alan?
 
Ameliyat izlerinin
?ematik çizimi
 

Ameliyatta uygulanan tekni?e ba?l? olmaks?z?n aç?k tenli ve yara iyile?me fizyolojisi norm